13 Ocak 2012 tarihi cuma gecesi Türk dünyasının ulu çınarlarından birisi olan KKTC kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş hayata gözlerini kapadı. Kıbrıs ve Türk dünyasından bir yıldız kaydı; tarih yazan bir kurtarıcı ve kurucu devlet adamı tarihin altın sayfaları arasındaki yerini aldı.
Demeç veren devlet adamlarımızın birleştikleri nokta, sayın Denktaş’ın bir “kahraman“ olduğudur. Cumhurbaşkınımız sayın Abdullah GÜL, “Milletimiz gerçek bir kahramanını yitirmiştir.“ derken, 9. Cumhurbaşkanımız sayın Süleyman Demirel, “Kendisini KKTC ‘nin kahramanı sayarım.“ demiş ve KKTC cumhurbaşkanı Derviş EROĞLU da, aynı gerekçeyle “Türk dünyası da Denktaş’a ağlayacaktır“ demiştir.
1924 yılında, Baf ilçesi yargıcı Raif Bey’in oğlu olarak dünyaya gelen Rauf, daha 1,5 yaşında iken kaybettiği annesini ancak fotoğraflarından tanımıştır. Küçük Rauf dedesinin yanında büyür ve 7 yaşındayken çobanlık yapar.
Eğitimi çok önemseyen babası onu 6 yaşında İstanbul’da bir azınlık okuluna yatılı verir ama ailenin mali durumu yüzünden Rauf öğrenimini Kıbrıs’ta sürdürmek zorunda kalır. İngiliz Koleji’nde okur. İngiltere’de hukuk öğrenimi görüp Kıbrıs İngiliz Valiliği’nin savcılığını üstlenir. Pilot olacaktır, hukukçu olmuştur.
Kıbrıs Türklerinin direniş hareketine Dr. Fazıl Küçük’ün çıkardığı “Halkın Sesi“ gazetesinde makaleler yayımlayarak başlayan Denktaş, protesto mitinglerinde hatiplik yapar. 1948’de Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan ENOSİS megala ideasına karşı çıkar ve savcılığı döneminde pekçok EOKA teröristinin idamına imza atar.
1945’te , beşik kertmesi olan amca kızı Aydın Hanımla evlenir ve altı çocukları olur.
Denktaş’ın Kıbrıs Türkü’nün direnişinin başına geçmesi 1950’deki kınama mitingiyle başlar. Kıbrıs Türk Cemaati Federasyonu Başkanlığı’na seçilir. Milis güçlerini birleştirmek için çalışır 1958’de Türkiye’ye geçip Genelkurmay Başkanlığı Özel Harp Diresi desteğiyle Kıbrıs’ta ilk Türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) kurar. Kendisinin kod adı, “Toros“ tur.
Kıbrıslı Türkleri eritmek veya Kıbrıs’tan kaçırmak için EOKA Türk köylerine baskınlar düzenlediğinde Eren köy dağlarına çıkarak, silahlı mücadeleye öncülük eder.
1963 kanlı noel baskını üzerine, gizlice Türkiye’ye geçer ve devletten silahlı müdahale ister. Bir sandalla Kıbrıs’a geçip silahlı direnişi örgütler.
1967 yılında bir balıkçı teknesi ile yine Kıbrıs’a geçmeye çalışırken Rumlar’a esir düşer. Yoğun baskılar sonucu Türkiye’ye iade edilir. 1968’de giriş yasağı kalkınca, tekrar Kıbrıs’a döner. 1970’de Zürih ve Londra antlaşmaları üzerine, Kıbrıs Türk Cemaati Meclisi Başkanlığı’na seçilir ve Kıbrıs Cumhuriyeti Başkan Yardımcısı olur.
Denktaş EOKA Makarios’u devirip Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağladığını ilan edince, Ankara’dan derhal müdahale ister ve 20 Temmuz 1974’de Kıbrıs Barış Harekatı başlatılır.
1983’te KKTC devleti ilan edilir ve kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş olur. Son sözlerinden büyük mücahidin en büyük idealinin Kıbrıs Türk Devleti’nin bağımsızlığını görmek olduğunu anlıyoruz. Türk milliyetçisi büyük lider, ömrünü milletine adamış; silahlı mücadelesini diplomatik başarılarla taçlandırmayı bilmiştir.
24 yaşında iken EOKA ya bayrak açan, efsanevi bir direnişe önderlik yapan bu büyük vatansever, Ada’da Türk bayrağını göndere çektirmeyi başarmıştır. Eğer bugün Kıbrıs’ta bir Türk egemenliği varsa, Türk milleti bunu büyük ölçüde bu kahraman evladına borçludur.
88 yaşında kaybettiğimiz bu anıt insanı, minnet ve rahmetle anıyorum. Ne mutlu, kendini yüce ideallere adayabilenlere ve hele bir de ideallerinin gerçekleştiğini görebilenlere!...