2019-2020 Dönemi Burslar hakkında önemli duyuru...
 
 
 
 
 
 

E- Devlet Sistemi
Namaz Vakitleri
Seçmen Bilgileri 
Resmi Gazete
Motorlu Taşıt Vergisi Sorgulama
 

devamı...



Mevlana ve Sanat...
Anasayfa  »  Yazarlar » Bilal Eyüboğlu »  Mevlana ve Sanat...


Bilal Eyüboğlu
Avukat

Çağlara sığmayan bir inanç ve sevgi çağlayanı olan, büyük sufi, büyük düşünür, büyük mürşit ve vaiz Mevlana Celaleddin Rumi, insanlığı yedi yüzyıl öncesinden sevgiye, kardeşliğe, hoşgörü ve barışıklığa, sonsuz huzura, ebedi saadete ve ilahi rahmete davet etmiştir. Büyük bir mürşit olduğu kadar, iyilik ve erdem timsali, Gönüller Sultanı, Hak dostu, Halk dostu olan büyük mutasavvıf, sadece Türk ve İslam dünyasının değil dünya edebiyatının da yetiştirdiği en büyük şairlerden birisi, evrensel bir kişilik, büyük bir bilgedir. 

A- SANATI

    
İnanç ve düşüncelerini 90.000 beyiti bulunan şiirleriyle sergileyen büyük sufi, tefekkür, zikir ve irfan yoluyla “Hakel yakin” olmayı, Hak Dostu olmayı, kemale, fena fillaha ulaşıp sonsuz büyüklükle bütünleşmeyi benimsemiştir. Tasavvuf anlayışı, varlık birliği temeline dayanır.

    
Mana dünyamızı yoğuran, kültürümüze kutup yıldızı olan en büyük kültür mimarlarımızdan birisi olan Mevlana, şiir sanatında da bir zirvedir. Şiirde çığır açmıştır. Göz kamaştırıcı üslubu, lirizmi, eşsiz benzetmeleri, derin çağrışımlar yapan sarsıcı, sürükleyici, coşkulu anlatımı, konu seçmedeki eşsizliği, çetin konuları özdeyişle aktarmadaki yetkinliği ve natüralistliği ile eşsiz bir şair, bir şiir dehası olarak kabul edilir. Büyük şair, fikirlerinin ilhamını “Men bende-i Kur’anem” diye belirttiği üzere İslamiyet’ten almıştır.

      
Artık dünyanın kültür mirası olarak kabul gören eserleri, Türk – İslam aleminde, dünya edebiyatında derin yankılar uyandırmıştır. O kadar ki Goethe, Mevlana’ya olan hayranlığından dolayı Farsça öğrenerek bir divan yazmış, ünlü ressam Rembrand onun bir portresini çizmiş, “20. Yüzyılın Mevlanası” olarak da ünlenen büyük şair ve düşünür Muhammed İkbal onu “Kibriya Makamı” nurunun yeryüzündeki yansıması olarak nitelemiş, Molla Cami onun için “Peygamber değil ama kitabı var” demiş ve onun için Padişah III. Murat molla hünkar redifli şiir yazmıştır.

B- ESERLERİ

      
Veciz sözleri, arifane nükteleri, tefsir ve şerhleri, hikaye ve darbı meselleri içeren eserleri, lirik, epik ve didaktiktir. Alemde maksadın insan olduğuna inanan büyük sufi, hareket noktası olarak, ilahi sevgiyi ve bu sevgiyi yaşattığına inandığı insan sevgisini alır. 


1-MESNEVİ 

      
25618 beyitten ve 1281 konudan oluşan Mesnevi, 6 cilttir. Yüzyıllarca Türk ve İslam dünyasında Kur’an ve Hadis kitaplarından sonra en çok okunan üçüncü kitap olmuş, yüzyıllarca tıpkı Süleyman Çelebi’nin Mevlit’inde olduğu gibi mesnevihanlar tarafından dar-ül mesnevilerde okunmuştur. Adını, divan edebiyatımızın bir nazım türü olan mesneviden alan bu başyapıt, aruz vezninin failatün, failatün, failün kalıbında yazılmıştır. İlk 18 beytini bizzat Mevlana, kalanını ise Çelebi Hüsamettin kaleme almıştır. (Bir kısım eserlerinin de katib-ül esrar dervişleri ve oğlu Sultan Velid tarafından kaleme alındığı biliniyor.) 

   
Cambridge Üniversitesi Şarkiyat profesörlerinden A.J.Alberry, Mevlana’nın, teknik mükemmellik, verimlilik, şiiriyet, kompezisyon üstünlüğü, komedyadan tragetyaya kadar konu seçimi, şairane hayalleri bakımından dünya edebiyatının önde gelen şiir dehalarından birisi olduğunu yazar. Mesnevi’yi İngilizce’ye çeviren Reymond Nicolson çevirinin önsözünde, Mevlana’yı bir zirve olarak nitelendirir ve “O, kafadan önce gönüle seslenir. İnsana ve eşyaya bir daha, bir daha bakmamızı ve onlardaki manayı sezmemizi öğütler” diye ekler. 

     
Mevlana, Şems Tebrizi ile buluşması yani “iki denizin kavuşması” aşamasından sonra kendini tamamiyle hal ilmine vakfedip şiir yazmaya başlamıştır. Mesnevi dahil eserlerini, devrin revaçtaki edebiyat dili olan Farsça dilinde yazmıştır. “Aslem Türk est eger çi Hindi guyem”, aslen Türk’üm, ama Farsça söylerim, diyerek bu konuya açıklık getirir. Şiirlerini, Meram Bağları’nın iç ürperten ortamında, suların şırıltısı, kuşların cıvıltısı, çiçeklerin güzelliği ile ürperip kendinden geçerek, kimi zaman da çark ede ede yazdırdığı söylenir. 

      
Bir sanat şaheseri sayılan Mesnevi, sayısız dünya dillerine çevrilmiştir ve bu başyapıt 1987 yılında ABD’de en çok satılan yabancı klasik kitap olmuştur. 

     
Mesnevi, konudan konuya geçer. Kitapta, Yaradan, yaradılış, dinler tarihi, vahdeti vücut, ilahi aşk ve özlem, Tasavvuf, peygamberlik, insan sevgisi, gündelik hayat ve benzeri pek çok konu işlenmiştir. Konu seçerken çelişkiden sakınmaz. Şiirde değişik simgeler, bol mecaz kullanır.

     
Kendi iç aleminde çıktığı mana yolculuğunda yaradılış ve varoluşun, yokoluşun sırlarını arar. Birbiriyle özde kardeş bildiği insanları sevgiye, hoşgörüye ve birlikteliğe çağırır. Huzurunu arayan insana kendi içinde derinleşmeyi öğütler. Amacı, Hak Dostu olmak ve insanları hidayete erdirerek daha mutlu görmektir. Sevginin bütün insanlığı birleştireceğine, birlik fikrinin de farklılıklara saygı duymaya götüreceğine inanır. Ona göre anlaşmazlıklar insanın kutlu varlığı ile asla bağdaşmaz. 

     
Ölümünden sonra kurulan Mevlevi tarikatının manevi piri olan Mevlana, Türk şiir, müzik, resim ve nakış sanatları için derin ilham kaynağı, meşale olmuştur. Tanınmış divan şairlerimiz Nef’i, Şeyh Galip, Nabi, Hayali, Türk musikisinin devleri Itri, Dede Efendi, Türk resminin temsilcileri Leylek Hasan Dede, Vesim Paşa ilhamını büyük şair, düşünür ve bilgeden almış olan sanatçılardır. 

2- DİVAN-I KEBİR 

      
Divan-ı Kebir (Divan-ı Şems-i Tebrizi), aruz kalıplarıyla yazılmış ve değişik konuları şiirleştirmiştir. 


3- RÜBAİYYAT 

Rübaiyyat adlı kitabı rübailerden oluşur. 


4- FİHİ MA FİH 

      
Fihi Ma Fih (Ne Varsa İçinde), büyük sufinin sohbetlerinden oluşur. Bu eserde, ayetlerin tefsiri, hadislerin şerhleri yapılmış, Tasavvuf, dünya, ahret, amel, ibadet ve ahlak konuları hikayelere bağlanarak anlatılmıştır.  


5- MECALİS-İ SEB’A 

       
Mecalis-i Seb’a (Yedi Öğüt), Mevlana’nın yedi vaaz ve notlarlından Arapça, Farsça olarak oğlu Sultan Veled ve katipleri tarafından kaleme alındığı söylenen mensur bir eseridir. 

6- MEKTUBAT 

      
Mektubat ise 145 mektuptan oluşur. Bu mensur mektupları, başta Sultan Alaaddin Keykubad olmak üzere Selçuklu devlet ileri gelenleri ile dostlarına yazmıştır. 

     
Bunlar yanında, son yıllarda ilhamını Mevlevi Tasavvuf müziğinden alan mistik müzik dünyanın dört bir yanında gitgide yaygınlaşmakta ve sema gösterileri de büyük rağbet görmektedir. 

C- SEÇKİLER 

      Son sözü, atasözü derecesinde kökleşen özlü sözlerden ve bazı beyitlerinden çeviri alıntılar yaparak evrensel şairimize bırakmak istiyorum: 

Dünyada da ahrette de mevcut tek odur/Her yerdeki her yöndeki mabut tek odur/Bağ bahçe, çiçek, güneş, gök hepsi bahane/Her söz ve manadaki maksut tek odur. 

Tüm evren birbirine sevgiyle bağlanmış./ Sevmesini bilirsen dersin ki, ölümsüz alem de varmış. 

Değil mi ki sen bensin, ben de senim/ Kendi kendimizle bunca savaşmamız da ne/ Hepimiz aynı madendeniz aslında. 

Ancak inanç ve fikirdir varlığın/ Gerisi et ve kemiktir bir yığın. 

Alemde maksat insandır. 

Mimberim yüceliktir, maksurem insanlık. 

Nasıl ki bir uzuv acıyınca bütün vücut acırsa bir insan acıyınca bütün insanlık acır. 

Yetmiş iki millet birdir bize. 

Taşı delen damlaların kuvveti değil sabrıdır. 

Ahlakı güzel olmayanın ibadeti de güzel olmaz.

Cahil insan karşısında kitap gibi sessiz ol.

Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.

Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. 

Hamdım, piştim, yandım. 

Bir kimseyi tanımak istiyorsan arkadaşlarına bak. 

En büyük bilgelik nefsine hakimiyettir. 

Anlıyorsa uzağım yakınımdır, anlamıyorsa yakınım uzağımdır.

Yumuşak söyle ama sakın doğrudan şaşma. 

Neyi arıyorsan osun sen. 

Kainat Allah’ın aynasıdır. 

Doğru ile yanlışın ilerisinde bir yer var orada buluşalım. 

Her ne arıyorsan kendinde ara. 

İnsan gönlünü dinledi mi kendini buldu demektir. 

Karanlıkta yürüyen yolunu şaşırır. 

Görünüşte dal meyvenin aslıdır, gerçekte ise dal meyve için var olmuştur. 

Körler görmese de yıldızlar vardır. 

İnsanların düşünceleri kuşlar gibi hürdür, tutulup hapsedilemez. 

Ne kadar bilirsen bil anlatabildiğin karşındakinin anlayabildiği kadardır. 

Nice insanlar gördüm üzerlerinde elbiseleri yoktu/ Nice elbiseler gördüm içinde insan yoktu. 

Altın ne için, can ne için, inci, mercan da nedir /Bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiye adanmadıktan sonra. 

Düşman köpeğini üzerime salar./ Isırır köpek bacağımı./ Çok acılar çekerim, çok acılar./ Köpek değilim, ısıramam./ Isırırım dudağımı. 

Yine gel, yine, ne olursan ol yine gel./ İster kafir ol, ister ateşe tap, ister puta / İster yüz kere tövbe etmiş ol,/ İster yüz kere bozmuş ol tövbeni./ Ümitsizlik kapısı değil dergahımız / Nasılsan öyle gel.

10.05.2007
Bilal EYÜBOĞLU
Avukat - Araştırmacı Yazar



» Yorumlar
ERKAN ERENLİ-Cihanbeyli Nüfus Müdürlüğü - 08/11/2012 08:53
Günlük Hayatın telaşesi ve kazanma hırsı sırasında da bu prensipleri ah tatbik edebilsek.Hatırda tutabilsek.

Hacı Osman İLTAR - 27/05/2012 17:15
Dayıcığım kalemine diline sağlık sizlerin ülkemize yetiştireceğiniz bir çok genç bu yazılarla yetişerek ülkemize ve insanlığa yararlı olacaktır. İskenderun’dan saygı ve sevgiler.

AYHAN EREN TEM ŞB ANKARA - 30/01/2010 19:39
SEVGİLİ BİLAL AMCA sizlerle gurur duyuyoruz yazınız ve yorumunuzu okudum elinize dilinize ve kaleminize sağlık saygılarımla

Engin Demir - 08/12/2009 21:15
çok anlamlı bir yazı kalemize sağlık...

Osman Kayhan - 04/12/2009 08:41
Şahane.Emeğine sağlık.Bir çok ders var anlatılanlarda...

Hilal Akdal - 13/11/2009 20:10
ben konyalı değilim mevlana ile ilgili tez çalışmam esnasında tesadüfen yazıyı okudum ve diyorumki sayın eyüboğlu bu güçlü kalemle mevlanayı kitlelere hatta dünyaya siz anlatsanız mevlana evrensel değer olarak hakettiği yeri alır. yazılarınızı bekliyorum teşekkürler

ERKAN ERENLİ - 06/10/2009 22:41
bilal dayı saygı ve selamlar-erkan erenli-nüfus memuru( nevşehir)



» Yorum Ekle
Ad Soyad :
Yorum :
Geri